Nefes kesen horlamayı durduracak 2 tüyo

Sağlık 24.01.2024 - 12:30, Güncelleme: 24.01.2024 - 12:33
 

Nefes kesen horlamayı durduracak 2 tüyo

Uzmanlara göre hafif horlamalar bile kalp için tehlike arz edebilir. Horlama problemi, kalp rahatsızlıkları ve diyabet gibi problemlere yol açabilir. İşte horlamayı durduracak öneri.
Horlama sorununun altında yatan sebepler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı durumlarda boğaz tahrişine neden olurken ilerleyen zamanlarda farklı rahatsızlıklara yol açabiliyor. Uzmanlara göre geceleri yüksek sesli bir şekilde horlamak, pek de normal karşılanan bir durum olmayabilir. Avusturalya'da bir uyku uzmanı olan Dr. Colin Sullivan 'zararsız' horlama diye bir şeyin olmadığını belirtiyor. Horlama, pek çoğunlukla farklı rahatsızlıkların habercisi olabiliyor. Uykuya daldığınız zamanlarda ağızın üstü, dil ve boğazdaki kaslar yavaş yavaş gevşemeye başlar. Ancak fazla gevşediğinde hava yoluyla titreşebiliyorlar. Bu durum da horlamayı meydana getiriyor. Dr. Sullivan'a göre horlama kimse için iyi bir durum değil. Solunum yollarına zarar veren bu durum uykunun bölünmesine de neden oluyor. Dr. Sullivan, sorunun genellikle uyku apnesi adı verilen rahatsızlığa işaret olduğunu belirtiyor. Uyku apnesi, gece boyunca solunumun tekrar tekrar durmasına neden olur. Uyku sırasında oluşan nefes alamama hissi, nefes nefese kalma hissi bu durumla ilişkilidir. Uyku apnesi nefes nefese kalmanıza, uykusuzluğa, aşırı uykulu bir hâle veya sinirli hissetmenize neden olabilir. Horlama aynı zamanda vücudun kasları, kemikleri ve dokuları onaran büyüme hormonlarını üretmek için ihtiyaç duyduğu derin uykuyu bozuyor. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'ne göre, kalitesiz ve kesintili uyku, uzun süredir yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve diyabet gibi bir dizi kronik sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar horlamanın konsantrasyon güçlüğüne, yorgunluğa ve kalp krizi riskine neden olabileceğini belirtiyor. Horlama problemi kronik sinüzit olarak bilinen burun tıkanıklığından da ortaya çıkabilir. Bu sorun, sinüsler şiştiğinde veya iltihaplandığında ortaya çıkar. Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir araştırma, horlayan kişilerin beyin sağlığının bozulduğunu ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. İsveç'teki uzmanlar ise uyku apnesi problemi yaşayarak horlayan bireylerdeki oksijen eksikliğinin kanser riskini artırdığını söylüyor. Peki, horlama problemini ortadan kaldırmak için nasıl bir yol izlemeliyiz? İşte uzmanların cevabı Uzmanlar sırt üstü uyuma konusunda çeşitli uyarılarda bulunuyor. Ne kadar sırt üstü yatarsanız, boğazın arkasındaki dokular da o kadar gevşeyebilir, horlamaya başlayabilirsiniz. Hava yolunu açmak için yastıktan destek alabilirsiniz. Aynı zamanda uyku saatine yakın alkol tüketimi horlamaya neden olan durumlardan biridir. Alkol, boğazdaki dokuları rahatlatarak horlama sorununu tekrar ortaya çıkarır. Engellemek için alkol tüketimini azaltabilirsiniz. Ek olarak,yatmadan önce sıcak bir duş almayı deneyebilirsiniz.
Uzmanlara göre hafif horlamalar bile kalp için tehlike arz edebilir. Horlama problemi, kalp rahatsızlıkları ve diyabet gibi problemlere yol açabilir. İşte horlamayı durduracak öneri.

Horlama sorununun altında yatan sebepler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı durumlarda boğaz tahrişine neden olurken ilerleyen zamanlarda farklı rahatsızlıklara yol açabiliyor.

Uzmanlara göre geceleri yüksek sesli bir şekilde horlamak, pek de normal karşılanan bir durum olmayabilir. Avusturalya'da bir uyku uzmanı olan Dr. Colin Sullivan 'zararsız' horlama diye bir şeyin olmadığını belirtiyor.

Horlama, pek çoğunlukla farklı rahatsızlıkların habercisi olabiliyor. Uykuya daldığınız zamanlarda ağızın üstü, dil ve boğazdaki kaslar yavaş yavaş gevşemeye başlar. Ancak fazla gevşediğinde hava yoluyla titreşebiliyorlar. Bu durum da horlamayı meydana getiriyor.

Dr. Sullivan'a göre horlama kimse için iyi bir durum değil. Solunum yollarına zarar veren bu durum uykunun bölünmesine de neden oluyor. Dr. Sullivan, sorunun genellikle uyku apnesi adı verilen rahatsızlığa işaret olduğunu belirtiyor.

Uyku apnesi, gece boyunca solunumun tekrar tekrar durmasına neden olur. Uyku sırasında oluşan nefes alamama hissi, nefes nefese kalma hissi bu durumla ilişkilidir.

Uyku apnesi nefes nefese kalmanıza, uykusuzluğa, aşırı uykulu bir hâle veya sinirli hissetmenize neden olabilir. Horlama aynı zamanda vücudun kasları, kemikleri ve dokuları onaran büyüme hormonlarını üretmek için ihtiyaç duyduğu derin uykuyu bozuyor.

Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'ne göre, kalitesiz ve kesintili uyku, uzun süredir yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve diyabet gibi bir dizi kronik sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor.

Uzmanlar horlamanın konsantrasyon güçlüğüne, yorgunluğa ve kalp krizi riskine neden olabileceğini belirtiyor. Horlama problemi kronik sinüzit olarak bilinen burun tıkanıklığından da ortaya çıkabilir. Bu sorun, sinüsler şiştiğinde veya iltihaplandığında ortaya çıkar.

Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir araştırma, horlayan kişilerin beyin sağlığının bozulduğunu ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olabileceğini buldu.

İsveç'teki uzmanlar ise uyku apnesi problemi yaşayarak horlayan bireylerdeki oksijen eksikliğinin kanser riskini artırdığını söylüyor. Peki, horlama problemini ortadan kaldırmak için nasıl bir yol izlemeliyiz? İşte uzmanların cevabı

Uzmanlar sırt üstü uyuma konusunda çeşitli uyarılarda bulunuyor. Ne kadar sırt üstü yatarsanız, boğazın arkasındaki dokular da o kadar gevşeyebilir, horlamaya başlayabilirsiniz. Hava yolunu açmak için yastıktan destek alabilirsiniz.

Aynı zamanda uyku saatine yakın alkol tüketimi horlamaya neden olan durumlardan biridir. Alkol, boğazdaki dokuları rahatlatarak horlama sorununu tekrar ortaya çıkarır. Engellemek için alkol tüketimini azaltabilirsiniz. Ek olarak,yatmadan önce sıcak bir duş almayı deneyebilirsiniz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.