Online alışveriş mi bağımlılık mı? Bu bir sorun mu?

İlk başlarda giyim ve kitap gibi ürünler odaklı başlayan internet alışverişinin kapsamı büyüdü. Şimdi tek bir tıkla, istisnasız bütün ihtiyaçlarınızı internet üzerinden karşılamanız mümkün.

Alışveriş yapmak neden mutlu eder?
Bazı araştırmacılar, alışveriş yapmanın terapötik bir etkisi olduğu üzerinde duruyor. İlkel beynin bir ödül olarak algıladığı alışveriş faaliyeti, ani ve kısa süreli sevinçler yaratabiliyor. Bu his kaybolduğunda ise beyin, tekrar zevk almak adına tekrar bu eyleme yöneliyor ve bağımlılık döngüsü başlıyor.

Kimi insanlar kendilerini kötü hissettiklerinde alışveriş yapmaya yönelebiliyorlar ancak bu durumdan pek kazançlı çıktıkları söylenemez. Alışveriş yapmak, normal şartlar altında kişide özerklik ve sahiplik duygusu yaratırken kişi bu kararı kendinde değilken almışsa, sonrasında bir pişmanlık hissi yaşayabilir. Bu da alışverişi pişmanlık, suçluluk, ödül üçgeninde oldukça sağlıksız bir kaçış mekanizması haline getirebilir.

Online alışveriş daha etkili
Birçok yönden, çevrimiçi alışveriş, yüz yüze alışverişten alınan zevkten daha fazlasını verir. Yüz yüze alışverişe kıyasla, daha az sürtüşme, daha az engel, daha az davranışsal maliyet, daha fazla özgünlük ve daha fazla seçenekle daha iyi bir deneyim sunar. Ayrıca, dış dünyadan bağımsız olduğunuz için bu alışveriş tamamen kişiye özeldir, hızını ve şartlarını siz belirlersiniz.

Online alışverişin bu kadar çekici olmasının bir nedeni de kolaylık olabilir. Bizzat alışverişe gittiğinizde, oraya yürümeniz, araba kullanmanız veya oraya ulaşmanın başka bir yolunu bulmanız ve sonra da aradığınız şeyi bulmak için koridorlar boyunca yürümeniz gerekir. Temassız ödeme sunan mağazalarda bile, bir işlem yapmak için biraz çaba gerekir. Daha sonra, eve geri dönüş yolu vardır… Çevrimiçi alışveriş, daha kolay olmasının yanı sıra tam bir memnuniyet de sağlar. Mağazada aradığınız elbisenin rengi ve bedeni kalmamış olabilir ancak internet, size koskocaman bir depo sunar.

İnsanlar, anında olan sonuçlara göre, gelecekteki sonuçları iskonto etme eğilimindedir. Bu, iyi şeylere bir an önce sahip olmayı ve gelecekte kötü şeyleri mümkün olduğunca ertelemeyi tercih ettiğimiz anlamına gelir. Online alışveriş de tam olarak bunu sağlar.

İlginç bir şekilde, çevrimiçi alışveriş aynı zamanda daha gecikmiş başka bir memnuniyet türüyle de ilişkilidir: siparişin gelmesini beklemek. Bu bekleyiş, sonunda iyi bir şey olduğu bilinen, mutlu bir bekleyiştir.

Bu bir sorun mu?

Her şey gibi, alışveriş de gerekli ancak dozunda olması gereken bir şeydir ve dozun nerede kaçtığına dair net bir çizgi çekmek mümkün olmayabilir. Psikoloji bilimi, alışverişkolikliği “karşı konulmaz ve anlamsız olarak deneyimlenen alışveriş, sık alışveriş yapma veya aşırı satın alma dürtüsüyle meşgul olma” olarak tanımlar. Online alışveriş alışkanlığınızın sorunlu olup olmadığının herkese uyan tek bir cevabı olmasa da alışverişlerinizin yaşam kalitenizi etkileyip etkilemediğini kendinize sormak iyi bir başlangıç olabilir.

Alışveriş çılgınlığını önlemek için neler yapılmalı?
Ödeme yapmadan önce, sepetinizdeki her bir öğeyi gözden geçirin ve kendinize şunu sorun: "Buna gerçekten ihtiyacım var mı yoksa sadece istiyor muyum?"

Bilgisayar ekranınıza yararlı bir Post-it notu ekleyin. Aylık bütçenizi yapışkan notun üzerine büyük harflerle yazın veya "şimdi satın al"ı tıklamadan önce toplam maliyeti kontrol etmeniz için kendinizi yönlendiren bir mesaj yazın. Görsel hatırlatıcı, yeni bir keşfin heyecanına kapıldığınızda size yardımcı olabilir.

Kredi kartı bilgilerinizi internette saklamayın. Birçok kişi çevrimiçi olarak birden fazla kredi kartı için bilgi depolayarak satın alma işlemini hızlandırır. Ödeme ayrıntılarınızı manuel olarak girmeniz, nefes almak ve belki de satın alma işlemini yeniden değerlendirmek için fazladan bir dakika gerektirir.

 

Kaynak: Habertürk